NobleBlocks
Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi logo

Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi

UniversityAnkara, Türkiye

Research output, citation impact, and the most-cited recent papers from Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (Türkiye). Aggregated across the NobleBlocks index of 300M+ scholarly works.

Total works
14.4K
Citations
42.9K
h-index
42
i10-index
996
Also known as
Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi

Top-cited papers from Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi

The Meaning of Paternity and the Virgin Birth Debate
Carol Delaney
1986· Man187doi:10.2307/2803098

Your use of the JSTOR archive indicates your acceptance of JSTOR's Terms and Conditions of Use, available at.

Küreselleşme, Bilgi Toplumu ve Eğitim
Refik Balay
2005· Ankara Universitesi Egitim Bilimleri Fakultesi Dergisi158doi:10.1501/egifak_0000000097

Bu araştırmanın amacı, küreselleşme, bilgi toplumu ve eğitim hakkında daha önce ortaya konan görüşlerin bir analizini yapmak ve son gelişmeler ışığında eğitimde yaşanan değişmeleri irdelemektir. Bu bağlamda küreselleşme, küreselleşmenin olumlu ve olumsuz yönleri, bilgi toplumu, eğitim sürecinde değişim, değişim sürecinde eğitim programları, okul, okul yöneticileri, öğretmen ve öğrenci konuları üzerinde yoğunlaşılmış ve bunların eğitime yansıyış biçimi tartışılmıştır

Türkçe öğretmeni adaylarının uzaktan eğitime yönelik görüşleri
Neslihan KARAKUŞ, Nil UCUZSATAR, Mehmet Önder KARACAOĞLU, Nurullah Esendemir +1 more
2020· RumeliDE Dil ve Edebiyat Araştırmaları Dergisi :/RumeliDe Dil ve Edebiyat Araştırmaları Dergisi158doi:10.29000/rumelide.752297

Teknoloji alanında son yıllarda yaşanan gelişmeler, birçok disiplin gibi eğitimi de etkilemektedir. Bu gelişmeler sonucunda ortaya çıkan kavramlardan biri uzaktan eğitimdir. Televizyon, bilgisayar, tablet, cep telefonu gibi araç gereçler vasıtasıyla, fiziki etkileşim olmadan eğitim öğretim faaliyetlerinin yürütülmesi olarak tanımlanan uzaktan eğitim, geleneksel eğitimle kıyaslandığında birtakım farklılıklara sahiptir. Her yaş ve meslekten geniş bir kitleye hitap edebilme, zaman ve mekân yönünden sınırlamalara bağlı kalmaması, bireysel öğrenme niteliklerine göre şekillenebilmesi ve çoklu ortam araçlarının kullanımına izin vermesi gibi özellikleri bakımından uzaktan eğitim, yüz yüze yapılan eğitimden ayrışmaktadır. Birçok avantajı bulunmasına rağmen dikkat dağınıklığı riskinin fazla olması, teknik aksaklıkların muhtemel olması, sistem için gerekli altyapı ve teknik araç maliyetlerinin fazla olması gibi dezavantajları vardır. 2020 yılının ilk aylarında görülmeye başlayan ve giderek tüm dünyayı etkisi altına alan Koronavirüs salgını, eğitim-öğretim faaliyetlerini büyük oranda değiştirmiştir. Dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de ilköğretim, ortaöğretim ve yükseköğretim olmak üzere bütün eğitim kademelerinde uzaktan eğitime geçilmiştir. Bu noktada yeni uygulanmaya başlanan uzaktan eğitim yönteminin öğrenciler açısından ne derece verimli olduğunun araştırılması önemli hâle gelmiştir. Bu çalışmanın amacı, Türkçe eğitimi sürecinin uygulayıcı olmak üzere yetiştirilen Türkçe öğretmeni adaylarının uzaktan eğitim sürecine ilişkin görüşlerini ortaya çıkarmaktır. Çevrimiçi ortamda Türkçe öğretmeni adaylarına sunulan uzaktan eğitimin öğretmen adayların temel dil becerilerine katkısı, yaşanan teknik sorunlar, bu eğitim yönteminin verimliliği vb. hususlarına ilişkin görüşler, tespit edilmek istenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu İstanbul’da bulunan bir devlet üniversitesinin Türkçe Öğretmenliği Ana Bilim Dalı’nda eğitim gören Türkçe öğretmen adayları oluşturmaktadır. Araştırma verileri, araştırmacılar tarafından oluşturulan anket aracılığıyla Google Forms üzerinden toplanmıştır. Elde edilen veriler, içerik analiziyle çözümlenmiştir. Türkçe öğretmeni adaylarının bakış açısıyla uzaktan eğitim sürecinin daha verimli kılınması adına birtakım öneriler geliştirilmiştir.

Gençlerin Sosyal Medya Kullanım Amaçları İle Sosyal Medya Bağımlılığı İlişkisinin İncelenmesi
Mehmet Fatih Çömlekçi, Oğuz Başol
2019· Celal Bayar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi137doi:10.18026/cbayarsos.525652

Mevcut araştırma, gençlerin sosyal medyayı en çok hangi amaçlarla ve ne sıklıkla kullanmakta olduğu ile onların sosyal medya kullanım amaçlarıyla sosyal medya bağımlılık düzeyleri arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır. 763 üniversite öğrencisinin katılımıyla gerçekleştirilen araştırmanın sonuçlarına göre; katılımcılar sosyal medyayı en çok eğlence, iletişim ve gündemi takip etme amaçlarıyla; en az ise kişilere ulaşmak, kişisel sunum ve bilgi paylaşmak ve insanları daha iyi tanımak için kullanmaktadırlar. Bunun yanı sıra araştırma neticesinde gençlerin sosyal medyada günde ortalama 4 saat 16 dakika geçirdikleri tespit edilmiştir. Sosyal medya kullanım amaçları ile sosyal medya bağımlılığı ilişkisi incelendiğinde ise; boş zaman değerlendirmek, insanları daha iyi tanımak, fikir alışverişinde bulunmak, eğlence amaçlı kullanmak, kişilere ulaşmak, kişisel sunum ve bilgi paylaşmak ve mesajlaşmak ile sosyal medya bağımlılığı arasında anlamlı ilişkilerin olduğu görülmüştür. Diğer yandan, iletişim, müzik dinlemek, gündemi takip etmek ve bilgiye erişmek ile sosyal medya bağımlılığı arasında anlamlı bir ilişkinin olmadığı da tespit edilmiştir.

BÜYÜK VERİ ANALİZİNDE YAPAY ZEKÂ VE MAKİNE ÖĞRENMESİ UYGULAMALARI - ARTIFICIAL INTELLIGENCE AND MACHINE LEARNING APPLICATIONS IN BIG DATA ANALYSIS
Muhammet Atalay, Enes Çeli̇k
2017· Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi108doi:10.20875/makusobed.309727

Bilgi teknolojilerinde yüksek hızda yaşanan gelişmeler ve internet kullanımının çok yaygın hale gelmesi ile birlikte, çeşitli platformlarda biriken verinin çeşitliliği ve hacmi de artmıştır. Büyük veri kavramı ile ifade edilen bu verilerin işlenmesi ve anlamlı bilgilerin elde edilmesi, önemli sonuçlar elde edilebilmesine imkân vermektedir. Bu çalışmada, büyük veri analizinde yapay zekâ ve makine öğrenmesi tekniklerinin kullanımı tartışılmıştır. Başlıca yapay zekâ ve makine öğrenmesi teknikleri hakkında bilgiler verilerek, bu tekniklerin büyük verilerle yapılan uygulamalarından örnekler verilmiştir. Başlıca olarak; kümeleme, sınıflandırma, yapay sinir ağları, metin ve web madenciliği, fikir madenciliği ve duygu analizi alanlarında büyük verilerle yapılan çalışmalar anlatılmıştır.

Üniversite Öğrencilerinin Okuma Alışkanlığı: Ankara Üniversitesi Örneği
Hüseyin Odabaş, Zuhal Yonca Odabaş, Coşkun Polat
2008· Bilgi Dünyası104doi:10.15612/bd.2008.313

Okuma alışkanlığı, okuma eyleminin sürekli, düzenli ve eleştirel olarak sürdürülmesidir. Okuma alışkanlığının özünde sürdürülebilirlik yaklaşımı bulunmaktadır. Sürdürülebilir okuma alışkanlığı, bireyin yaşamının her döneminde okuma eylemini kalıcı ve düzenli olarak devam ettirmesini ifade eder. Türkiye’de okuma kültürünün gelişmiş ülke ortalamalarının oldukça altında olduğu bilinmektedir. Bu bakımdan çalışmanın temel amacı Türkiye’nin genel yapısında gözlemlenen bu olumsuz tablonun üniversite öğrencileri üzerine ne düzeyde yansıdığına ilişkin durum saptamasıdır. Çalışmada ilk olarak okuma alışkanlığı kavramsal olarak irdelenmekte, daha sonra Türkiye’de okuma alışkanlığının durumu ortaya konmakta ve son olarak da Ankara Üniversitesi lisans öğrencileri üzerinde yapılan anket uygulamasının sonuçları değerlendirilmektedir. Çıkan sonuçlar yüksek öğrenim boyunca öğrencilerin okuma becerisinde gelişme olduğunu, buna karşın yeterli okuma alışkanlığına sahip olmadıklarını göstermektedir.

SOSYAL BİLİMLERDE İÇERİK VE SÖYLEM ANALİZİ
Songül Sallan Gül, Özlem Kahya Nizam
2020· Pamukkale University Journal of Social Sciences Institute95doi:10.30794/pausbed.803182

Bir araştırma ya da çalışmayı bilimsel kılan en önemli öğelerden biri bilimsel araştırmanın yöntemine uygun araştırma tekniklerinin belirlenmesidir. Araştırma teknikleri bir araştırma, çalışma ya da projenin, veri toplama, düzenleme, veri işleme, yorumlama ve veri paylaşımına ilişkin araçlardır. Bu nedenle araştırmalarda doğru tekniklerin belirlenmesi ve uygulanması oldukça önemlidir. Bu çalışma son yıllarda sosyal bilimlerde disiplinler arası bir süreçte giderek yaygınlaşan içerik ve söylem analizi tekniklerini ele almakta ve açıklamaktadır. Çalışmada ilk olarak içerik analizinin türleri (nicel, nitel ve karma içerik analizi) ele alınmıştır. Her türün özellikleri, hangi araştırmalar için kullanımının daha uygun olduğu, araştırma sürecinin nasıl yürütüleceği ve tamamlanacağı gibi konular tartışılmıştır. Sonraki aşamada söylem analizi ve eleştirel söylem analizi tekniklerine yer verilmiştir. Söylem Analizi başlığı altında en yaygın kullanılan iki tür (Foucaultcu ve van Dijkcı) söylem analizleri ele alınmıştır. Hem içerik hem de söylem analizinin her türüne ilişkin yapılmış uygulamalı çalışmalardan örneklerle konu açıklanmıştır.

DÖVİZ KURLARI İLE BIST SANAYİ ENDEKSİ ARASINDAKİ EŞBÜTÜNLEŞME İLİŞKİSİ: BİR ARDL SINIR TESTİ YAKLAŞIMI
Veli Akel, Sümeyra Gazel
2014· Erciyes Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi74doi:10.18070/euiibfd.57171

In this paper, we investigate existence of long-run and short-run equilibrium relationships among the Borsa Istanbul Industrial Index (SINAI), real effective exchange rate (REER), Dollar Index (DXY) and Euro/Turkish Lira exchange rate in Turkey. Applying ARDL cointegration analysis on monthly data for the 2005:01–2013:12 period, we find that the SINAI Index is positively related to the Dollar Index and Euro/TL exchange rate. But, there is no meaningful relationship between real effective exchange rate and SINAI. The results of vector error correction model reveal that the SINAI is positively related to the real effective exchange rate while SINAI is negatively related to the Dollar Index and Euro/TL exchange rate in a statistically significant way

YAŞAM KALİTESİ VE GÖSTERGELERİ
Ayfer Aydıner Boylu, Bahar PAÇACIOĞLU
2016· Akademik Araştırmalar ve Çalışmalar Dergisi (AKAD)69doi:10.20990/kilisiibfakademik.266011

Yaşam kalitesi, bugün toplumların ulaşmayı amaçladığı en önemli evrensel hedeflerden birisidir. Temelde Maslow (1970)’un ihtiyaçlar hiyerarşisi ile ilişkilendirilmekte ve sübjektif bazda kişinin yaşam doyumu ile ilişkili olduğundan, bu ihtiyaçların kantitesi (nicelik) ile birlikte kalitesi (nitelik) ile de ilgilenmektedir. Yaşam kalitesinin incelenmesinde ortak bir standart veya göstergeler sistemi bulunmamakla birlikte, objektif ve sübjektif olmak üzere iki açıdan incelenmektedir. Bu çalışmada, konuyla ilgili yapılan çalışmalara dayanarak yaşam kalitesi göstergeleri; “cinsiyet, yaş, medeni durum, sosyal destek, yaşanılan konut ve özellikleri, sağlık, eğitim, gelir, iş yaşamı, boş zaman aktiviteleri” başlıkları altında sınıflandırılmış ve yaşam kalitesi üzerinde etkili olan bu göstergelere ilişkin literatür verilmeye çalışılmıştır. Çalışmalar genel olarak kadın olmak, yaşlı olmak, dul veya boşanmış olmak, düşük eğitim düzeyi, düşük gelir düzeyi, zayıf sosyal destek, yaşanılan konutun ve özelliklerinin yetersizliği, iveğen ve/veya süreğen bir hastalığa sahip olmak, düşük iş doyumu ve boş zaman aktivitelerinin yetersiz olması gibi faktörlerin yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürdüğünü göstermektedir.

Refugee Children and Adaptation to School: An Analysis through Cultural Responsivities of the Teachers
Ayşe Soylu, Ahmet Kaysılı, Mustafa Sever
2020· TED EĞİTİM VE BİLİM68doi:10.15390/eb.2020.8274

Okullar farklı sosyokültürel yapılardan gelen mülteci çocukların, sosyo-kültürel yaşama uyum sağlamalarında anahtar bir role sahiptir. Son yıllarda 4 milyona yakın insan Irak ve Suriye’den Türkiye’ye göç etmek durumunda kalmıştır. Bu kadar çok sayıda insanın sosyal hayata katılmasıyla birlikte onların eğitimi de önemli bir gündem konusu haline gelmiştir. Mülteci öğrencilerin varlığı öğrenim gördükleri okullarda kültürel çeşitliliğe yol açmış ve temasa bağlı sosyal çatışmaların ortaya çıkmasını tetiklemiştir. Bu çalışmada öğrencilerin kültürel arka planlarının dikkate alındığı ve değer gördüğü bir öğrenme çevresi yaratılması argümanından yola çıkan kültüre duyarlı eğitim, çalışmanın kavramsal çerçevesini oluşturmuştur. Öğretmenlerin mülteci öğrencilere öğretmenlik yapma deneyimlerinin kültüre duyarlı eğitimin temel dinamikleri üzerinden çözümlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma nitel bir araştırmadır. Araştırmada Ankara’da mülteci nüfusun ağırlıklı olarak yaşadığı çevrelerde bulunan dört farklı okuldan gönüllü 14 öğretmen ile yüz yüze görüşülmüştür. Elde edilen verilerin analizi sonucunda ulaşılan bulgular öğretmenlerin öğrenciler hakkında ne bildikleri, mülteci öğrencilerin eğitimi konusundaki yaklaşımları ve kültüre duyarlı öğrenme ortamları hazırlama deneyimleri olmak üzere üç temada toplanmıştır. Türk eğitim sisteminin mültecilerin eğitimine hazır olmamasından kaynaklı olarak öğrencilerin kültürel arka planlarına ilişkin bilgi eksiklikleri ve sistematik sorunların kültüre duyarlı eğitimin önündeki temel engel olduğu ve öğretmenlerin pedagojik anlamda bu sorunların nasıl üstesinden gelecekleri konusunda yeterli araçlara sahip olmadıkları ulaşılan en genel sonuçtur.

X VE Y KUŞAĞI: ÇALIŞMANIN ANLAMINDA BİR DEĞİŞME VAR MI?
Gülşen Çetin Aydın, Oğuz Başol
2015· EJOVOC Electronic Journal of Vocational Colleges67doi:10.17339/ejovoc.41369

The concept of generation is defined as community of people who were born nearly in the same years, experienced the life conditions of almost the same era, and coped with also the similar difficulties and had similar destinies and responsibilities with the other people. In this context, under the scope of this survey, the values that the people from different generations (X and Y) and living in Kırklareli give importance to the elements (job satisfaction, promotion opportunities, relations between colleagues, socio-political support, participant job climate, role ambiguity, access to the sources, access to the knowledge and the meaning of work) of the work concept have been searched. The survey has been made with 363 participants. In the analysis result, the variable with the highest score is determined as “the meaning of work”, whereas the variable with the lowest score is determined as “role ambiguity”. For the 78.5% of the participants, the work means; source of living, however, the 21.5% define the work as “the way of expressing himself/herself”. It is seen that there has been no change in the meaning of work among the individuals from different generations (Z: -1,096; p: 0.27); whereas, for the ones who define work as the “way of expressing himself/herself” the level of meaning of work is higher than the level of meaning of work, as for the ones who define the work as “source of living” (Z: -3,494; p: 0.00). Following the survey, it has been determined that the way of expressing thework does not show any differences for the participants from X and Y generations (Chi-square: 0.315; p: 0.57)

BÖTE BÖLÜMÜ ÖĞRETMEN ADAYLARININ DİJİTAL OKURYAZARLIK DÜZEYLERİ VE SİBER ZORBALIĞA İLİŞKİN DUYARLILIKLARININ İNCELENMESİ
M. V. M. KOZAN, Müzeyyen Bulut Özek
2019· Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi64doi:10.18069/firatsbed.538657

Bu çalışmada, Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi (BÖTE) Bölümü’nde öğrenim gören öğretmen adaylarının dijital okuryazarlık düzeyleri ve siber zorbalığa ilişkin duyarlılıkları çeşitli değişkenler açısından incelenmiştir. Çalışmada ayrıca dijital okuryazarlık düzeyleri ve siber zorbalığa ilişkin duyarlılıkları arasındaki ilişki araştırılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesi BÖTE Bölümü’nde 2017-2018 bahar yarıyılında eğitim görmekte olan 2., 3. ve 4. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırma, nicel ve nitel yaklaşımların birlikte kullanıldığı karma araştırma yöntemiyle yürütülmüştür. Verilerin elde edilmesi amacıyla nicel boyutta Kişisel Bilgi Formu, Siber Zorbalığa İlişkin Duyarlılık Ölçeği ve Dijital Okuryazarlık Ölçeği nitel boyutta ise Siber Zorbalık ile Dijital Okuryazarlığa İlişkin Yarı-Yapılandırılmış Görüşme Formu kullanılmıştır. Araştırma sonucunda öğretmen adaylarının dijital okuryazarlık düzeylerinin ve siber zorbalığa ilişkin duyarlılıklarının yüksek seviyede olduğu ve dijital okuryazarlık düzeyleri ile siber zorbalığa ilişkin duyarlılıkları arasında orta düzeyde pozitif korelasyon bulunmuştur. Nitel veriler incelendiğinde öğretmen adaylarının dijital okuryazarlık ve siber zorbalığa karşı duyarlılık konularında bilinçli oldukları gözlemlenmiştir.

CRITIC ve EDAS Yöntemleri İle İş Bankası'nın 2009-2018 Yılları Arasındaki Performansının Analizi
Osman Yavuz AKBULUT
2019· Ekonomi Politika ve Finans Arastirmalari Dergisi62doi:10.30784/epfad.594762

Bir ekonomide bankaların sergilediği performans ekonominin gelişmesi açısından son derece büyük önem taşımaktadır. Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) teknikleri son zamanlarda banka performans değerlendirmesinde sıklıkla kullanılan yöntemler arasındadır. Bu çalışmada, Türk bankacılık sisteminde faaliyette bulunan İş Bankası’nın 2009-2018 yıllarına ait finansal performansının CRITIC ( Criteria Importance Through Intercriteria Correlation) ve EDAS (Evaluation based on Distance from Average Solution) yöntemleri çerçevesinde değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışmada İş Bankası’nın finansal performansını ölçmek amacıyla sermaye yeterlilik oranı, mevduat düzeyi, alınan krediler, mevduatın krediye dönüşüm oranı, takibe düşen krediler, likidite düzeyi, ortalama aktif karlılığı, ortalama özkaynak karlılığı, gelir çeşitlendirme ve faaliyet giderleri gibi seçilmiş 10 adet finansal değerlendirme kriteri kullanılmıştır. CRITIC objektif ağırlıklandırma yaklaşımından elde edilen bulgular göstermektedir ki İş Bankası için en önemli performans kriteri mevduatın krediye dönüşüm oranı kriteridir. Ayrıca, EDAS performans sıralaması ile ulaşılan bulgulara göre araştırma döneminde İş Bankası’nın finansal performansının en yüksek olduğu yıl 2009 iken finansal performansın en düşük olduğu yıl 2018’dir.

İLETİŞİMİN YENİ YÜZÜ: DİJİTAL PAZARLAMA VE SOSYAL MEDYA PAZARLAMASI
Alev Koçak Alan, Ebru Tümer Kabadayı, Tuğbay Erişke
2018· Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi62doi:10.17755/esosder.334699

Teknolojik gelişmeler ve yaygınlaşan internet kullanımı, işletmelerin hedef müşterilerine dijital medya gibi yeni ve yenilikçi yollar ile ulaşmasına neden olmaktadır. Tüketicilerin dijital pazarlama faaliyetlerini kullanımının artmasıyla beraber, dijital pazarlama işletmeler için stratejik önem taşıyan bir araç haline gelmiştir. İşletmeler dijital pazarlama sayesinde müşterilerine herhangi bir yerde, zamanda ve durumda ulaşabilmektedirler. Bu çalışma da, gelişmekte olan bu fenomene dikkat çekilmekte ve dijital pazarlama araçları, dijital pazarlamanın avantajları, sosyal medya pazarlamasının özellikleri, sosyal medya platformlarında müşteri ilişkileri ve sosyal medyanın satın alma sürecine etkisi kapsamlı bir biçimde ele alınmaktadır.

2018 Türkçe Dersi Öğretim Programı Kazanımlarının 21. Yüzyıl Becerileri Açısından İncelenmesi
Mehmet Kurudayıoğlu, Taşkın SOYSAL
2019· Ahi Evran Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi56doi:10.31592/aeusbed.621132

Bu çalışmanın amacı, 2018 yılında güncellenen Türkçe Dersi Öğretim Programı (1-8. Sınıf) kazanımlarının 21. yüzyıl becerilerinin yaşam ve kariyer becerileri; öğrenme ve yenilikçilik becerileri; bilgi, medya ve teknoloji becerilerine uygunluğu açısından incelenmesidir. Araştırmada öğretim programında (MEB, 2018) yer alan her bir kazanım söz konusu becerilere uygunluğu bakımından incelemeye tabi tutulmuştur. Araştırma nitel olarak desenlenmiştir. Çalışmanın verileri doküman analizi yoluyla toplanmıştır. Buna göre öğretim programındaki 524 ayrı kazanım her bir beceriye uygunluğu açısından incelenmiştir. Sonuç olarak öğrencilerimizin çağın ihtiyaçlarına cevap verebilen, her geçen gün gelişen dünyaya ayak uydurabilecek donanımlı bireyler olmaları bakımından önem arz eden 21. yüzyıl becerilerine, güncellenen 2018 programına bağlı kazanımlarda yeterli ve dengeli düzeyde yer verilmediği görülmüştür. Anahtar sözcükler: 21. yüzyıl becerileri, öğretim programı, kazanım, Türkçe eğitimi.

Öğretmen Adaylarının Afet Bilinci Algı Düzeylerinin İncelenmesi
Yurdal Dikmenli, Hamza Yakar
2019· Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim Fakültesi dergisi/Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim Fakültesi dergisi56doi:10.23891/efdyyu.2019.130

z: almann amac, retmen adaylarnn afet bilinci alglarnn ne dzeyde olduunu belirlemektir. almalarda deiik boyutlar ile afet bilinci algsnn belirlendii baka

The Third Cinema Question: Notes and Reflections
Sinem AYDINLI, Damla OKAY YILDIRIM
2015· DergiPark (Istanbul University)56

This article by Paul Willemen was presented at the Edinburgh International Film Festivalin 1986. In it, he elaborates on the development of the concept of Third Cinema, takinginto consideration the socio-cultural changes in Latin America and the ideological aspectsof political cinema. By citing key texts from such cultural theorists as Brecht, Benjamin,and Bakhtin, Willemen positions Third Cinema theory as the political opposite of European and American critical theory. 

Ana Dili Eğitimi Dergisinde Yayımlanan Makalelerin Bibliyometrik Analizi
Beytullah Karagöz, İmran Koç Ardıç
2019· Ana Dili Eğitimi Dergisi54doi:10.16916/aded.482628

Bilgi aktarımı ve paylaşımı sürecinde alana özgü bilimsel dergilere büyük ihtiyaç bulunmaktadır. Ana Dili Eğitimi Dergisi (ADED), Türkçe eğitimi alanındaki araştırmalara ev sahipliği yapan hakemli bilimsel bir dergidir. Ana Dili Eğitimi Dergisi, 2013 yılından bu yana kesintisiz olarak yayın hayatını sürdürmektedir. Dergi yılda dört sayı olarak yayımlanmaktadır. Derginin tüm sayılarına Dergipark üzerinden açık erişim politikasıyla ücretsiz olarak ulaşılabilmektedir. Bu çalışmada 2013-2018 yılları arasında Ana Dili Eğitimi Dergisinde yayımlanan makalelerin bibliyometrik özellikler bakımından incelenmesi amaçlanmıştır. Dergide yayımlanan makaleler bibliyometrik yaklaşımla incelenerek çeşitli açılardan karşılaştırmalar yapılmış ve bazı sonuçlara ulaşılmıştır. Bu bağlamda Ana Dili Eğitimi Dergisi toplam makale sayısı, makalelerin yayın dili, makalelerin sayfa sayıları, makalelerin yazarlık durumları, yazarların çalıştıkları kurumlar, yazarların unvanı, makalelerin değerlendirme süresi, makalelerdeki kaynak türleri, makalelerdeki kaynakça sayılarının dağılımı, makalelerin konu dağılımı açısından incelenmiştir. Araştırmanın bazı bulguları şunlardır: Dergide en çok yayın yapılan akademik yayın türü makaledir. Makalelerin tamamına yakını Türkçedir. Dergide en çok makale yayımlanan yıl 2018 (f=68) olmuştur. Makale sayfa sayılarının %34’ü 16-20 sayfa aralığında yoğunlaşmaktadır. Dergideki yayınlar çoğunlukla iki yazarlıdır. Dergiye katkı sağlayan yazarların çoğunluğu “Dr. Öğr. Üyesi/Yrd. Doç. Dr.” unvanlıdır. Ana Dili Eğitimi Dergisine en çok katkı yapan araştırmacılar Gazi Üniversitesi, Milli Eğitim Bakanlığı ve Mustafa Kemal Üniversitesi adreslidir. Dergide en sık atıf yapılan kaynak türü, dergidir (makale).

Eğitimde Yeni Bir Yön Arayışı Bağlamında “21. Yüzyıl Becerileri ve Eğitim Felsefesi”
Selim UÇAK, Hasan Haluk ERDEM
2020· Uşak üniversitesi eğitim araştırmaları dergisi/Uşak Üniversitesi eğitim araştırmaları dergisi54doi:10.29065/usakead.690205

Eğitim, içinde bulunduğu toplumsal koşullar, çağın ihtiyaç ve beklentilerinden bağımsız değildir. Tarihsel süreçte yaşanan ekonomik, sosyal ve siyasi değişimler yanında, çağın düşünce, inanç ve felsefi düşünce biçimleri, eğitim üzerinde etkili olmaktadır. 21. yüzyılda yaşanan değişimler eğitim anlayışında önemli bir değişim yaratmaktadır. 21. yüzyıl becerileri olarak tanımlanan eğitim anlayışının, yüzyılın ihtiyaçları doğrultusunda geliştiği düşünülmektedir. Amacımız yüzyılın eğitim anlayışı olarak geliştirilen ve standartları uluslararası boyutta meşruiyet kazanan 21. yüzyıl becerilerinin incelenmesidir. 21. yüzyıl becerilerinin şekillenmesinde, küreselleşme, Endüstri 4.0 Devrimi ve bilgi iletişim teknolojilerinde yaşanan değişimin etkili olduğu düşünülmektedir. 21. yüzyılda yetiştirilmek istenen insana özgü niteliklerin belirlenmesinde yaşanan değişimlerin etkili olduğu anlaşılmaktadır. Yüzyılın ihtiyaçlarına cevap verilmesi ve piyasa taleplerinin karşılanması için yeni düzenin standartları şekillendirilmektedir. Uluslararası eğitim standartlarının, küresel piyasa beklentileri doğrultusunda şekillendirildiği düşünülmektedir. Araştırmada, OECD ve IMF başta olmak üzere, eğitime yön veren uluslararası aktörlerin eğitim hedeflerinin belirlenmesi hedeflenmektedir. Uluslararası kurumlarca belirlenen ve denetlenen eğitim anlayışının amaç, hedef ve uygulamaları felsefi bir bakışla ele alınmaktadır.

Öğretmenlerin Yaşam Boyu Öğrenme Eğilimleri ve Eğitim Teknolojisi Standartları Özyeterliklerinin İncelenmesi
Mustafa Özçiftçi, Recep Çakır
2015· Eğitim Teknolojisi Kuram ve Uygulama53doi:10.17943/etku.57410

The purpose of this study was to examine the relationship between self-efficiencies about the educational technology standards and lifelong learning tendencies of primary school teachers who are attending master’s degree without thesis via distance education in terms of variables such as age, genders. Correlational research method was used in this study. 134 (60 males and 74 females) primary school teachers who are attending master’s degree program in social sciences of Amasya University participated in the research. Moreover, 5 male and 5 female participants were interviewed. As data collection tool, “lifelong learning tendencies scale” which was developed and tested validity and reliability by Coşkun (2009) was used. The other instrument was “the scale of efficiency about the standards of educational technology”, developed by Çoklar (2008) with using NETS-T standards. According to the results of the research, the participants’ lifelong learning tendencies and self-efficiency about the standards of educational technology was at a good level. A positive and significant relationship was also identified between the lifelong learning tendencies and self-efficiency about the standards of education technology. There was no statistically significant difference about the self-efficiency and the standards of educational technology with respect to genders, but the lifelong learning tendencies had a significant difference between genders